Sperm ve Yumurtalar

Üreme süreci son derece basittir. Spermin yüzer, yumurtayı döller, Missy beşinci doğum günü için hediye olarak midilli ister. Ama gebe kalmak çok daha karmaşık bir konudur ve birçok çift çocuk sahibi olmak istediği halde bunu yapamayabilir. Aslında, kısırlığın en önemli nedeni, çok az kişinin farkında olduğu bir noktadır: Yanlış zaman, yanlış yer; ya da yumurtanın döllenmeye hazır olduğu bir dönemde seks yapmamak. Gerçekte, döllenme süreci kadar karmaşık ve hassas bir sistemde, her zaman için sorun çıkarabilecek bir sürü şey vardır.

Her kadın, hayatı boyunca sahip olacağı sayıda yumurtayla doğar. Bu yumurtalar, iki yumurtalığın içinde yaşar. Her ayyumurtlama sırasındayumurtalıklar genellikle tek bir yumurta hücresini (her birinden değil, iki yumurtalıktan birinden; bu gerçekten karmaşık bir işlemdir) folikülden bırakır ve vücudun içinde son derece tehlikeli bir yolculuğa gönderir. Diğer taraftan, hakem tabancasının başlangıç atışını duyduğu anda (boşalma) sperm amansız yarışına başlar. O noktadan önce, penisin ucundan çıkmadan önce sperm yanm mile denk bir mesafeyi koşmak zorundadır (erkekler bu mesafenin gerçekten yanm mil olmasını diler). Bir erkek boşaldığında, yaklaşık 300 milyon sperm hücresi (yani Birleşik Devletler’in nüfusu kadar) altımadalya hayaliyle birbiriyle yarışmaya başlar; yani yumurtayı kapmak üzere! Eğer prezervatifler ya da diğer doğum kontrol yöntemleriyle engellenmezlerse, vajinadan yüzerler ve rahim ağzından rahme girmek üzere yürüyen merdivene binerler. Muhtemelen şans eseri, küçük kıl benzeri yapılar içeren Fallop tüpleri o sırada yumurtayı aşağı doğru itmektedirler, dolayısıyla Alaska somonu olarak sperm akıntının aksi yönünde yüzmek zorundadır. Bir haltercinin bisepsinden daha iri olan kalın duvarlı rahim, penisi emer ve spermleri üreme bölgesine çekmeye çalışır. Bu noktada, hangi spermin yumurtayı dölleyeceği konusunda müthiş bir yarış sürer. Eğer biri bunu başarırsa, döllenen yumurta yerleşeceği bir rahim duvarına ulaşır.

Yumurtalık, Fatlop tüpünün yakalayacağı bir yumurta bırakır. Eğer yumurta tüpü kaçırır ya do içinde kalırsa, rahim dışı hamilelikler oluşabilir. Yumurta rahme doğru ilerlerken, vahşi bir yaşam mücadelesi içindeki sperm yumurtayı döllemeye çalışır oma sperm sayısının azlığı ya da sperm tembelliği, başarı olasılığını düşürebilir. Döllenmeden sonra, yumurta gelişimini sür-prmek üzere rahim duvarına yapışır ama rahimdeki enfeksiyonlar veya miyomlor, bunu engelleyebilir.

Erkek kromozomları taşıyan sperm, dişi kromozomları taşıyan spermden daha hızlıdır!

Evet, erkek sperm daha hızlıdır; çünkü daha az genetik malzeme taşıdığı için daha hafiftir. Dolayısıyla erkek ve dişi spermlerin kuyruklanndoki kas gücü eşit olmakla birlikte, hafif olan daha hızlı gidecektir (bütün şartlar eşit olsa bile taşıyacak daha az kas yığını olduğu için iri yapılı bir bisikletçiye oranla ufak yapılı bir bisikletçinin daha hızlı gitmesi gibi). Ama bir çift erkek çocuk sahibi olmakta zorlanıyorsa, bu erkeğin hatası olduğu anlamına gelmez. Dikkatini televizyona odakladığı için, önemli bir sohbeti kaçırdığı için erkeğe kızabilirsiniz oma bu konuda onu suçlayamazsınız. Döllenen yumurtanın cinsiyetine sperm karar verir ama bu konuda etkili olan çok çeşitli etkenler de vardır; örneğin yumurtanın erkek kromozomlarını kabullenme eğilimi gibi. Sazı çiftler, çocuğun cinsiyetini etkileyebildiği yönündeki dedikodulara altlanarak tuhaf akrobatik pozisyonlarda eşleşmektedirler oma gerçek bundan çok daha karmaşıktır. Örneğin, erkek spermi dişi spermini geçmiş olsa bile, erkek sperm uygun döllenme pozisyonunu bulamadığı takdirde yumurtanın içinde ölür ve dişi spermin girebilmesi İçin alan açor. Erkek spermi daha hızlı ol-mokla birlikte, dişi sperm de kara kaplumbağası gibidir; ortalıkta oyalanarak ve birkaç gün bekleyerek ilerleyişine yavaşça devam eder. Erkek spermler için yumurta çevresinde döllenme önemlidir, çünkü aksi takdirde dişiler kazanır. Bu arada, sperm erkek tarafından oluşturulmakla birlikte, yumurtanın spermi kabullenme şekli önemlidir ve iki eşin de bebeğin cinsiyetinin belirlenmesinde eşit role sahip olmasının nedeni budur. Diğer bir gerçek: Dişilere oranla daha fazla erkek cenin döilenmekte ve doğmaktadır ama zayıf cinsiyet olduklarından, dünyada daha fazla kadın vardır.

300 milyon sperm yarış halinde olduğundan, mutlaka birinin kıyıya ulaşacağını sanırsınız ama gebelik birçok çift için önemli bir sorun oluşturmaktadır. Otuz yaşlarındaki çiftlerin sadece yüzde 7’sini etkilemekle birlikte, kırklı yaşlardaki çiftlerin yüzde 33’ünü ve kırk beş yaşındaki çiftlerin ise yüzde 87’sini etkilemektedir. Bunun nedeni, yolculuğun yüzme havuzunda tur atmak kadar basit olmamasıdır; daha çok İngiltere Kanalı’m geçmek gibidir ve iki kıyı arasında çok şey olabilir. Erkekler açısından, üremeyi etkileyen çok çeşitli etkenler vardır. Belki erkeğin sperm sayısı düşük olabilir; bu da çok sayıda yüzücü olmadığı takdirde birinin bitirme olasılığının daha düşük olduğu anlamına gelir. Ya da erkeğin spermi bütün yolculuğu tamamlayacak güçten yoksun olabilir (buna sperm hareketliliğinde zayıflık denir) ve spermler Kutsal Kâse’ye ulaşmadan önce ölebilirler. Kadınlar açısından ise, rahimde yumurtanın duvarlara yapışmasını engelleyen bir enfeksiyon söz konusu olabilir; ya da belki yumurta hücrelerinin yumurtalıklardan bırakılacak kadar olgunlaşmasını engelleyen bir kimyasal tepkime gerçekleşiyor olabilir. Hatta Fallop tüpünde döllenmiş yumurtanın hedefine varmasını engelleyen yapısal doku bozukluğu ya da bir tıkanıklık olabilir. Bazı kadınlarda miyom sorunu vardır; bu, normal rahim ya da Fallop tüpü anatomisini sürekli olarak bozan iyi huylu, süngerimsi bir dokudur. Miyomlar büyüyerek greyfurt kadar olabilir ve rahmin yumurtaları almasını engelleyebilirler. Stres -özellikle hamile kalamamaktan kaynaklanan stres döllenmeyi daha da zorlaştırır. Stresi azaltmak, derin solunum çalışmaları ve diğer yöntemler yararlı olmakla birlikte, çoğu tedavi yöntemleri sperm sayısını çoğaltmak ve spermi güçlendirmek ya da kadının yüzme havuzunu daha konuksever kılmak yönünde sürdürülmektedir. Diğer yandan, engelleri ortadan kaldırmak amacıyla erkekten alınan sperm ve kadından alınan yumurta vücut dışında birleştirilebilmektedir.



Be the first to comment

Leave a Reply

Your email address will not be published.


*